
Türkiye’deki 25 akarsu havzasından biri olan Büyük Menderes Havzası’nın ortasından 584 kilometre boyunca kıvrılarak Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nin yıllara ve mevsimlere göre değişen akış rejimi, Söke’ye bağlı Sarıkemer’de bulunan tarihi Taşköprü’nün de zamanla farklı görünümler almasına neden olmaktadır. Ancak burada yaşanan değişimin temel nedeni, büyük ölçüde insan kaynaklı kirliliktir. Gerekli ve yeterli önlemlerin zamanında alınamaması, kirliliğin yarattığı sorunlara kalıcı çözümler üretilememesi ve mevcut teknolojik yöntemlerin etkin biçimde kullanılmaması, tarihi Taşköprü’nün sürekli değişim geçirmesine yol açmakta ve yapıyı ciddi bir yıkılma tehdidiyle karşı karşıya bırakmaktadır.

Bir yandan endüstriyel, tarımsal ve evsel atıklardan kaynaklanan su kirliliğiyle mücadele eden Büyük Menderes Nehri, diğer yandan katı atık kirliliğinin en yoğun görüldüğü akarsulardan biri haline gelmiştir. Doğayı en fazla tahrip eden unsurun yine insan kaynaklı olması, Büyük Menderes Nehri’nde açık ve somut biçimde gözlenmektedir.
Yukarı havzadan gelen ağaç kütükleri ve çeşitli atıklar, tarihi Taşköprü’nün kemerlerinde birikerek geçişleri tıkamakta; köprünün arkasında tonlarca çöp ve hayvan ölüsü toplanmaktadır. Zaman zaman iş makineleriyle temizlik yapılmasına rağmen bu çalışmalar yeterli olmamakta, kısa süre içinde aynı görüntüler tekrar ortaya çıkmaktadır. Köprünün üzerinden aşan sularla birlikte bu atıkların önemli bir bölümü de denize taşınmaktadır.

Aşırı yağışlar nedeniyle nehrin debisinin yükselmesi ve köprünün kemerlerinin tıkalı olması sonucu sular Taşköprü’nün üzerinden aşmaktadır. Bu nedenle nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşlar, geçtiğimiz aydan beri yaya geçişi için kullanabildikleri tek yer olan köprüden geçememektedir.

Özellikle tarihi Taşköprü’nün arka kısmına kurulacak bir yüzer bariyer sistemi, köprü kemerlerinin tıkanmasını önleyecek, suyun daha rahat akmasını sağlayacak, köprüyü yıkılma tehdidinden koruyacak ve çöplerin denize ulaşmasını büyük ölçüde engelleyecektir. Bu nedenle Devlet Su İşleri’nin (DSİ) geliştirdiği ve uygulamaya koyduğu yüzer bariyer sisteminin mutlaka etkin ve sürekli çalışır hale getirilmesi gerekmektedir.

Bu çalışmanın başarılı olabilmesi için diğer kurumların da gerekli duyarlılığı göstererek toplanan atıkların bertaraf edilmesi sürecine aktif biçimde katılması gerekmektedir.
Büyük Menderes Nehri’ni besleyen çok sayıdaki dere ve çaya çöp ve hayvan ölüsü atılmasının önüne geçebilmek için kapsamlı ve sürekli bir denetim ve bilinçlendirme çalışmasının yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.


Aydın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ilgili kurumların katkısıyla hazırlanan Aydın İli Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında, nehir ve deniz kirliliğini önlemeye yönelik tedbirlerin etkin ve sürdürülebilir biçimde uygulanması gerekmektedir. Bu süreçte ilgili kurumların harekete geçirilmesi ve yürütülen çalışmaların kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılması da büyük önem taşımaktadır.
EKODOSD – KUŞADASI



