
Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirdiğimiz konaklamalı etkinliğimiz için bu yıl Antalya’nın en güzel turistik ilçelerinden biri olan Kaş’a gittik.Rotamızın ilk durağı, sahilleri ficus ağaçlarıyla donatılmış, yatçıların gözde uğrak yerlerinden Göcek oldu. Göcek sahillerinde ve çarşısında dolaştık.Marinanın karşısında yer alan Halkevi’nde, iki yıl önce çayların 1 liradan satıldığını görünce çok şaşırmıştık. Bu yıl yine aynı yere merakla gittik. Çaylar 3 lira olmuş.

Göcek’ten sonra rotamızı Kaş’a çevirdik. Kaş’ta, Yunanistan’ın Meis Adası manzaralı, begonvillerle sarılı otellerimize yerleştik.
Kaş’ta gün batımının en güzel izlendiği yerlerden biri olan, deniz manzaralı Antiphellos Antik Tiyatrosu’nda yüzlerce Çinli gençle birlikte muhteşem manzarayı izledik.

Tiyatronun çok yakınında, ana kayaya oyularak yapılmış ve duvarında yirmi dört kadın kabartmasının bulunduğu, MÖ 4. yüzyıla tarihlenen mezarı inceledik.
Kaş’ın dar sokaklarında, cumbalı evlerin otantik görünümlerini izleyerek Akdeniz akşamlarını yaşadık.
Ertesi gün Kaş ile Demre arasında yer alan Üçağız’a geldik. Tekneyle Kekova turu yaptık. Doğa ve tarihin iç içe olduğu koyları dolaştık, batık kentin su üzerinde kalan yapılarını izledik.
2025 yılında dünyanın en iyi turizm köyleri arasında gösterilen Kaleköy’e (Simena) çıktık. Kalenin zirvesinden eşsiz manzaraları izleyip fotoğrafladık.

Son günümüzde kültürel alanları dolaştık. Üyemiz, profesyonel turist rehberi Müeyyet Tiritoğlu Akdeniz’in eşliğinde, Likya kentlerinin en güzellerinden ikisini gezdik. Bu yerleşimlerin tarihi, mitolojik hikayeleri, antik dönemin sosyal yapısı, bölgenin florası ve faunası ile geçmişte yaşanan depremlerin etkilerini rehberimizin güzel anlatımlarıyla dinledik.

Kültürel rotamızın ilk durağında Myra’nın Roma Dönemi Tiyatrosu’nu, Klasik Dönem kaya mezarlarını ve tiyatronun etkileyici masklarını yerinde gördük. Patara’da doğan ve yaşamını Demre’deki Myra’da sürdüren Noel Baba’nın (Aziz Nikolaos) hikayesini ise kilisenin içinde rehberimiz Müeyyet Tiritoğlu Akdeniz’den dinledik.
İkinci antik kenti görmek için, kumullarında bembeyaz kum zambaklarının açtığı ve Caretta caretta’ların yumurtalarını bıraktığı ünlü Patara Antik Kenti’ne geldik.
Roma İmparatoru Nero tarafından MS 64/65 yılında yaptırıldığı belirtilen ve 1481 yılındaki Rodos depreminde yıkıldığı bilinen deniz fenerini, restorasyon çalışmaları nedeniyle daha önceki gelişimizde görememiştik.

Orijinal yüksekliği 26 metre olan kulesi ve 6 metre çapındaki dış silindirik duvarıyla oldukça etkileyici olan deniz fenerini bu kez yakından görme fırsatımız oldu.
Doğası, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle Akdeniz’in bu eşsiz coğrafyası, bizlere hem yeni bilgiler hem de güzel anılar bıraktı.
EKODOSD
(Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği)
KUŞADASI



