Türkiye' de soyu hızla azalan leyleklerin korunması ve izlenmesi için İzmir Ege Üniversitesi ve Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) arasında Nisan ayında imzalanan protokol gereği, Aşağı Büyük Menderes Havzası köylerinde leylek yavrularının halkalama çalışmaları yapılmıştır.
Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün izni, Aydın Valiliği, Söke Kaymakamlığı ve Aydın Çevre ve Orman İl Müdürlüğü’nün bilgisi dahilinde yapılan çalışmalar, bu yıl pilot olarak seçilen Söke’ye bağlı Avşar, Yeşilköy, Karacahayıt ve Gölbent köylerinde gerçekleştirilmiştir.
Türkiye’de ilk kez 2010 yılında Selçuk’ta gerçekleştirilen leylek yavrularını halkalama çalışması, ikinci olarak Ege Üniversitesi-EKODOSD işbirliği ile Aşağı Büyük Menderes Havzası köylerinde yapılmıştır.
Çalışmalar, Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet SIKI, Dr. Ortaç ONMUŞ, Biyolog Orhan GÜL, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Biyolog Ayşegül ATALAY, EKODOSD Derneğinden Bahattin SÜRÜCÜ, Nuray ÇELİK, Yalçın SAK ve Selçuk İNANÇ ekibiyle gerçekleştirilmiştir. Üniversite bilgisiyle, EKODOSD tecrübesiyle, Söke AYDEM kuruluşu personel ve araçla katkı yapmıştır.
Söke AYDEM kuruluşuna ait sepetli vinç yardımıyla yuvalara çıkılarak, yavrulara zarar vermeden sepet yardımıyla indirilmiştir.
Yavrular, seri bir şekilde gaga, kanat, Tarsus uzunlukları ve vücut ağırlıkları ölçülerek kayıt altına alınmıştır.
Cinsiyet tayininde kullanılmak üzere, Üniversitede araştırma yapmak için her yavrudan 2 tüy örneği alınmıştır. Üzerinde 4 harften oluşan harf kombinasyonları bulunan Mavi-Beyaz PVC plastik halkalar, yavru leyleklerin sağ bacaklarına takıldıktan sonra tekrar yuvalarına geri bırakılmıştır.
Bu protokol çerçevesinde yapılacak çalışmalar Leyleklerin korunması, izlenmesi ve çevrenin korunması için kamuoyunun bilgilendirilmesini amaçlamaktadır.
Yapılan halkalama çalışmalarıyla leyleklerin Afrika’dan dönüp-dönmedikleri, aynı alana mı yoksa farklı alanlara mı gittikleri, barınma ve beslenme alanlarındaki ilişkiler, beslenme alanlarında hangi türlerden beslendikleri, beslendikleri türlerin bulunduğu yaşam alanlarındaki ekosistem zincirindeki değişimler her yıl takip edilecektir.
Bölgedeki ekosistemin sağlıklı bir şekilde devam etmesine yönelik yapılan çalışmaların, Üniversite, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle desteklenen örnek bir girişim olmasını ümit ediyoruz.
Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür yardımcısı Prof. Dr. Mehmet SIKI’nın yürütücülüğünde yapılan çalışmalar 2 gün sürmüştür.
Yapılan çalışmaları yöre insanları da büyük ilgiyle izleyerek, leylekleri çok sevdiklerini ve onlara gösterilen bu ilgiden dolayı da çok sevindiklerini belirtmişlerdir.
Geçtiğimiz yıl AYDEM tarafından yapılan yapay platform ve izolasyonların çok yararlı olduğu ve bugüne kadar 1-2 leylek haricinde ölüm yaşanmadığı görülmüştür.
Halkalama çalışmaları devam ederken, kendi imkanlarıyla köylere leylek izlemeye gelen yabancı turistlerden Fransız konuklar, 17 yıl önce Avşar Köyü’ne leylekleri izlemeye geldiklerini, geldikleri yıllarda köyde çok leyleğin olduğunu ancak bu yıl daha az leylekle karşılaştıklarını anlattılar. Bunun en büyük nedeninin de, 17 yıl önce leyleklerin en önemli beslenme alanları olan sulak alanların azalması olduğunu söylediler.
Yeşilköy’e İrlanda’dan gelen yabancı turistler, leylek köylerini haritadan sulak alanları tespit ederek bulduklarını, leylekleri çok sevdiklerini, yapılan koruma çalışmaları karşısında mutlu olduklarını söylediler.
Söke-Bodrum yoluna, Kuşadası ve Didim gibi turizm potansiyelinin yoğun olduğu kentlere çok yakın olan leylek köylerinin tanıtımını yaparak, yerli-yabancı misafirlerin bu köylere gelmesini ve yerel kalkınmaya alternatif bir model oluşturmasını bekliyoruz.

Ülkemize çocuklarıyla gelen turist ailelerin leylekleri izleyebilmeleri için, acentelerin alternatif tur düzenlemesinin yararlı olacağını umuyoruz. Köylere gelen yabancı konuklar bir yandan leylekleri izlerken, bir yandan da köy kültürümüzü yakından tanımalarını ve gitmiş oldukları köylere ekonomik olarak katkı yapmalarını bekliyoruz.
Leyleklerin halkalama çalışmalarına bilimsel olarak katkı yapan ve bu konuda çalışmalarımızı önümüzdeki yıllarda da devam ettireceğimiz Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne, Söke AYDEM Şube Müdürlüğü’ne, Avşar, Yeşilköy, Karacahayıt ve Gölbent Köy Muhtarlıklarına teşekkür ederiz.
LEYLEK (Ciconia ciconia)
Boyu yaklaşık 100 cm, kanat uçma tüyleri siyah, öbür tüyleri beyaz, gagası uzun ve bacakları kırmızıdır. Boyunlarını öne uzatarak oldukça yavaş uçar ve havada geniş daireler çizerek süzülür. Leylekler çatılara özellikle de bacaların tepesine yuva yaparlar. Leylek çiftleri çalı çırpı ve topraktan yaptıkları tepsi biçimindeki yuvalarını otla döşerler. Yuva her yıl yeni eklemeler yapıldığından çok büyür.
Dişiler yuvaya genellikle beyaz dört yumurta bırakır. Erkek ve dişi yavrularını büyük ölçüde, yiyip kısmen sindirdikleri besinleri kusarak beslerler. Yavrular anne ve babalarını gördüklerinde gagalarını takırdatmaya başlarlar. Avrupa'da ve Türkiye'de üreyen leylekler kışı Afrika'da geçirirler. Leyleklerin beslenebilecekleri çayırlık ve sulak alanların kurutularak tarıma açılması ve tarım ilaçlarının yoğun bir şekilde kullanılması, geniş leylek sürülerinin yok olmasına neden olmaktadır.



